Showing posts with label bad trippin'. Show all posts
Showing posts with label bad trippin'. Show all posts

Monday, July 14, 2008

vizeni de al git

efenim malumunuz (af buyrun) s.ktir olma umuduyla belçika'ya gidicektim. gelin görün ki vize bilmemneleri geçen seneden beri başvuranı tamı tamına soyabilmek adına 3 kat filan pahalanmış. erasmus için giderken duyduğumda sinirden ağlamama sebep olan sağlık raporunun sadece alman hastanesi'nden alınınca kabul edildiği fikrine kendimi alıştırmaya çalışıyodum ki (ne de olsa geçen sene sadece 200 liraCIK ödemiştim bu boktan frengi, hiv, hepatit b ve verem testlerine) bugün tam 410 liramı aldılar aynı işlem için. ulan bari kan şekerime, kolesterolüme filan baksaydınız! tansiyonumu ölçseydiniz! veremli gibi mi duruyorum beeeee!
bu yetmiyormuş gibi bokun püsürün çevirisini (ki 1000 kelime başına 25 lira), notere tasdiğini (ki belge başına 50 lira), yetmiyormuş gibi apostil bokunu (ki belge başına 10 lira) istiyorlar. bokun püsürün ne demek? en az 5 belge demek. soyun ulan! donumu da alın bitsin bu iş! bakırköydeki soyguncu noterlerden birinde veznede oturan karı! sana diyorum! bir sonraki gelişim (ki bu yarın ya da öbür gün olabilir) üçüncü olacak. bir sefer daha bana "sen" dediğini ve çemkirmeye cüret ettiğini duyarsam -na buraya yazıyorum- suratına kezzap atacam! yanındaki o imza atan noter mdiir katip midir ne o kıçının kılı kadayıf olmuş herif için de geçerlidir bu. pis pis bakıp gülmesin bana. dağdan mı indiniz!
uzun lafın kısası, bu ülkeye gitmeyin kardeşim. gitmek isteyenleri de uyarın. konsoloslukta kapıda duran güvenliğine kadar kıllık işlemiş iliklerine bunların. "siz 3. dünya ülkesi vatandaşlarısınız, hayvansınız" bundan daha usturuplu ifade edilemezdi. hayır belçikalı dangalağın teki kalkıp bana "ulan senin bu elçiliğin vize için benden tam 30 euro aldı! inanabiliyo musun?! nereye gidiyorum ben kardeşim!" diye dellenmese içim acımicak. kısasa kısas abicim. ceplerinden en az 300 euro çıkarmadan ülkeye almamak lazım bunları. güya vize ücreti ödemiyomuşuz. çocuk mu kandırıyosunuz siz beeeeeee!!!!!!!!

not: evde terör estirmeye başlamadan önce kısmen de olsa rahatlama umuduyla yazıyorum bunları. haydi bismillah!

Sunday, April 27, 2008

dininin hastasıyım amca

yine haber vermeye geldim. bir sübyancı tecavüzcüden bir de bilmemkaç karılıdan. ortak noktaları hiper-"dindar" olmaları. o kadar dindarlar ki, peygamberi taklit edebilmek için ellerinden geleni yapıyorlar:

1- "... Bursa'da 9 Ocak 2003 tarihinde Nilüfer Evlendirme Dairesi'nde, kendisinden 50 yaş küçük hafız Ayşe Yılmaz'la nikah masasına oturan ve uzun süredir aşırı dinci Vakit Gazetesi'nde köşe yazarlığı yapan Hüseyin Üzmez Mudanya'da gözaltına alındı. İnegöl İlçesi'nde oturan 14 yaşındaki B.Ç.'ye tecavüz ettiği iddia edilen Hüseyin Üzmez'le birlikte küçük kızın annesi ve babasının da Mudanya Emniyet Müdürlüğü'ne götürüldü. ...
... Hüseyin Üzmez'in birlikte olduğu 14 yaşındaki B.Ç. ve babasının şikayeti üzerine gözaltına alındığı ortaya çıktı. B.Ç.'nin annesi L. Ç. ise ‘Kızını fuhuşa zorlamak’ suçundan tutuklandı. ...
... Adının açıklanmasını istemeyen Ç. ailesinin bir komşusu, mobilyacılık yapan baba B.Ç.'nin geçen Salı günü kızı B.Ç.'yi dövdüğünü ve ailenin küçük kıza Hüseyin Üzmez'le birlikte olması için baskı yaptığını ileri sürdü. ..."

bu adam şimdi 78 yaşındaymış. ne diyelim? maşaallah valla.. ne diyebiliriz ki?
vakit ne demiş? "çirkin komplo", "çirkin komplo", "çirkin komplo"...... eminim öyledir.

"Hüseyin Üzmez'in 5 yıl önce Bursa'da nikah kıydığı kendinden 50 yaş küçük Ayşe Yılmaz'ın ailesi bu evliliğe karşı çıkmış ve nikaha gitmemişti.
Bursa'nın Arabayatağı Mahallesi'nde kuruyemişçilik yapan kayınpeder Mustafa Yılmaz sonradan bu evliliği onayladıklarını, “Peygamber Efendimiz de Ayşe anamız 9 yaşındayken evlenmişti. Kızımın evlenmesine ilk zamanlar karşıydım ama sonradan normal karşıladım” demişti."
.... saygılar.

4 saat sonra gelen güncelleme:

olayın içinde kızın anası da varmış. burda.
hüseyin beyin biyografisi şurda. (az daha katil oluyomuş)
suikastın gerekçeleri ise burda. aferin.

2- "... Eğer bir ihtiyaç sözkonusuysa evlenirsiniz. Ve bütün ihtiyaçlarını üstlenirsiniz. İkinci, üçüncü evliliklerin bir bedeli var. Evinin kirasını öder, çocuklarını okutursunuz. Baba olarak da sizi tanır, hayat bu şekilde devam eder. Ama bunlar sadece kendi ihtiyaçlarını karşılayıp, paçavra gibi atıyorlar. Bu kadın haklarına yapılacak en büyük saygısızlık ve hakaret. Kadın saygı duyulması gereken bir varlık. Allah’ın yeryüzündeki en büyük sanatı insan. İnsanı kadın dünyaya getiriyor. Bu kadar kutsal kadına toplumda büyük saygısızlık var. ..."
saygı duyuyosun demek.... bilmukabele.

"... Birileri rızasıyla evleniyorsa kimsenin bir şey demeye hakkı var mı? Ama hukuksal olarak haklarını yerine getirmezseniz, buna inancım da şiddetle karşı çıkar, ben de. Bizim inancımızda mecbur olsa bile, düşünülebilecek en son şey boşanma. Evlilik kutsaldır. Peygamberimize de bu hususta bize göre Allah daha fazla hak tanımış. Allah’ın tanıdığı bu hakkı da kimse Peygamber’in elinden alamaz. Eğer bir adam Müslümansa, Peygamber’i tanıması yeterlidir, kimseye bakmasına gerek yok. Benim kitabımda Peygamber var. Hukuksal olarak endişem yok. ..."
al hadi... buna ne diceksin? peygamber harem kurmuşken hele? haklı valla adam.

"... Mustafa Karaduman, "Eğer tekeşlilik mümkün olsaydı umumhaneler, kerhaneler olmazdı. Yasal olan her şey doğru mu?" dedi. ..."
tekeşlilik mümkün mü değil mi bilinmez.. ama anlamıyorum, erkekler için mümkün değilken kadınlar için nasıl mümkün oluyor?
paygamberin tayfası tarafından (bkz. 2)"azledilen" kadınlar bundan sonra ancak "satılabilecekken", erkekler neden buldukları her deliğe girmelidirler? e peki, cenab-ı rabb'il alemin niye erkek /kadın oranını 1 /5 yapmamış?

neyse bunları söylemek bana düşmez. linklere buyrun:
Muhammed'in Cinsel Hayatı 1
Muhammed'in Cinsel Hayatı 2
izin sağlam yerdenmiş. 9 yaşındaki kızlarla rahat rahat evlenip gerdeğe girebilirsiniz.

Friday, April 4, 2008

Thursday, March 27, 2008

kabuslar

şu blog işini ciddiye aldığımı söylesem yalan.. eğleniyorum kendi çapımda. bazı şeyleri unutmamak için, bazılarını paylaşmak için, bazılarını da bilgilendirmek için yazıyorum. memleketin hali de malum.. ilhan selçuk gibi birini ergenekon davasıyla ilgili olarak tutup götürebiliklerine her şey olur artık. 30 yıl öncesine mi dönüyoruz ne?.. neyse, enseyi karartmayalım.. en azından bi süre daha..
blogger olarak tehdit altında hissediyorum. bu kadar paranoyaklaştım artık, ötesi var mı? olmayan şey değil milletin hükümeti felan eleştirip içeri alınması. işte buyrun; biri mısır'dan, biri iran'dan, biri rusya'dan üç örnek vereyim size.. (rusya'daki olay belki biraz daha farklıdır, bilemem.) türkiye neyse ki mısır ya da iran değil..ama belli de olmaz valla. "devlet" belalı bi şey işte böyle..
bu sabah ilk defa "soğuk terler dökmek" deyimini deneyimlemek suretiyle anladım. rüyamda faşitler kovalıyodu beni.. çok fena bi şey. saklandığım evin kapısını açtılar önce, belki anahtarla. sonra da odanınkini açıyolardı ki -böyle bi korku olamaz- bilerek ve isteyerek o kısmı atladım ve kendimi dışarda buldum. sanırım kullandığım bi de tünel vardı o anda, daha önceden de bikaç kere kullandığım. johnny epp'in kontrolündeydi ama. girenden çıkandan para alıyodu, ve çok sert bi adamdı.. (geçenlerde, beni ölesiye bayan ve bu yüzden sonuna kadar izleyemediğim "the man who cied"daki hali.. pek etkilenmişim ordaki johnny'den herhalde.)
işte böyle.. rüyalar da çığrından çıktı. annemin ve babamın ölümünü çok grdüm bu ara zaten.. hele annemin kanser olduğu filan çok dokundu, iki saat filan ağladım. ama faşolar hakkaten çok ilginç. italya'da mıydı neydim..? cenab-ı rabb'il alemin esirgesin. hadi bakalım.
jobriath'tan "world without end" gelsin şimdi de... şurdan buyrun.

Friday, January 18, 2008

human management #1

i've defected, as zavala have expressed perfectly in "cicatriz esp"...
i suppose i have a defective public relations department in my brain. (actually, my brain is totally defective.) i cannot get along with people. i can only "pretend" to get along with them. after some time, which depends on my addressee, i show my true face. i just can't put down the rebellion up there.. ("bir ben vardır bende benden içerü")

hmmmm....
(kinda overinspired by the perfecion of the mars volta)

mom always says that the human management is the hardest thing.. (well i don't know why i translated this "insan idaresi" thing like this.. i think i just try to be funny. ehe ehe. but i mean being able to communicate and negotiate with people.. also to appease, sometimes.. or simply to tolerate. fuck!!! who am i to invent english expressions?!.. or concepts.. whatever. just stop reading this.) "mothers know," as tefal have put it perfectly. anyway, everyone/everything puts some things perfectly but not me. human management...

i just can't understand how is it possible for some people to be so "stupid". usually i'm the one who is considered to be infected by incomprehensibility disease-kinda-thing.. i'm psycho. psycho is cool. i'm cool.
well, actually, no! i'm not cool. not because of that.. but, maybe thanks to my arrogance. i like arrogant people. people who are arrogant to some extent. especially when they have the right to be arrogent.
anyway.. others are more incomprehensible than me. everyone is busy with trying to figure out advanced swindling techniques.

the reciprocity thing is really important, but not in the sense that comes to one's mind at first sight. it's like, reciprocity of feelings for each other. (well, what is a feeling anyway?) it's not about to keep a tally of every action that have taken place, but every potential action. (since i haven't experienced telepathy yet, only the actions count.)


to be coninued...



seutured contusion
beyond the anthills of the dawning of this plague
said i've lost my way
even if this cul de sac would pay
to reach inside a vault whatever be the cost
sterling clear
blackend ice
and when they drag the lake there's nothing left at all

i've defected


"Hayatımızdaki en önemli olaylar biz orada yokken olur."
- Salman Rushdie