dün ağlama günümdü. dandik-ötesi ab dersinden çıkıp kütüphaneye yollandım, "hotel rwanda"yı izlemek için. doğru okudunuz, düne kadar bir türlü izle(ye)memiştim. bir haftadır da dvd'yi çantamda gezdiriyodum, "hem de tam iki saatmiş, nasıl durcam ben bunun başında" diye erteliyodum. e yani, bolivud filmi değil ki kardeşim şarkılı türkülü, soykırım izliyosun, insan nasıl dayanır. neyse ama, sonuç olarak izlemek zorunda kaldım (ders için). ve ınınınnn!!! o iki saat nasıl geçti anlamadım bile. annem gibi, gözyaşları dökerek hem de.. cry freedom da çok etkilemişti aynen böyle. ama sonra ne oldu? akşamüstü yağmur çiselemiş sokaklarda seke seke banliyödeki evime geldim. (bahçeşehir'e banliyo demek caiz midir hocam?) filmde joaquin phoeni'in canlandırdığı gazeteci eleman gibi, "aman tanrım çok korkunç!" diyip hayatıma devam ettim.. insanlığımdan utanmak zaten her allahın günü yaşadığım bi şey...
Subscribe to:
Post Comments (Atom)
"Hayatımızdaki en önemli olaylar biz orada yokken olur." - Salman Rushdie
4 comments:
Thomas, Thomas, bize komaz :p
kaç defa ismini tekrar edersek, bir defa rüyamıza girer?
valla rüyada gelceene hiç gelmesin daha iyi.. diil mi ama?
ayrıca o kadar karşıyız marşıyız ama asker adamın hali bi başka canım... (ayaküstü fantezi yaptım iyi mi) :p
a a, ama ben evli bir gay'im onu ancak rüyamda misafir edebilirim, sen eline bir geçirirsen, bizzat yararlanacaksın galiba, etinden sütünden :p
Post a Comment